Dativ (-e hali)

Editör almancam
0 0 132
SKU-GDX1IP2I3
2 ay önce

İsmin -e halinde artikellerin değiştirilmesi suretiyle yapılır. Wo (nerede) ve Wem (kime) sorularina cevap veren cümleler Dativ dir.

ismin -e halinde Artikeller tablosu asagidaki gibidir.

 

ismim halleri  

der / erkek


die / disi


das / nötr


Nominativ (yalin hal)


Wer,Was?


der


die


das


 


 


ein


eine


ein


Akkusativ (-i hali)


Wen,Wohin?


den


die


das

   

einen


eine


ein


Dativ (-e hali)


Wo  (nerede) ?


dem


der


dem

  Wem   (kime)?

einem


einer


einem


Olumsuzluk

 

keinem


keiner


keinem

 

Kisaca  anlatmak gerekirse ismin halleriyle ilgili oldukça değişik durumlar olduğunu  farketmiş olmalisiniz. Cok pratik ve aliştirma yaparak konuyu çabuçak  anlayabilirsiniz.  Diger  grammer konularinda daha çok örnek  bulabilirsiniz.

Almanca’da ismin (e) hali şu ana kadar diğer hallere  göre biraz farklılık gösterir. Özellikle bu fark bazı isimlerin (e) hallerini yapılırken  EDAT’a ihtiyacımız duyulmasıdir.  O halde, bir ismin (e) halini yapabilmemiz için :

  

a ) Artikeller

b ) Edatlar dan istifade  ederiz

  

nach Süden                 - güneye

in dem Wald               - ormanda

isimleri e haline  getirdigimizde isimler wo ? (nerede) Wem ? (kime) sorularindan birine cevap vermelidir.  Örnegin; Masa - Masaya, Okul - Okula, Adam - Adama gibi.

 

a ) Artikellerde olan değişim :

Bir  ismin Artikeli DER veya DAS ise bu her iki ismin artikelide "DEM" olur.

 

Buna  göre :

der - Dativ yapılırken DEM olur

das - Dativ yapılırken DEM olur 

die - ise Dativ halde DER olarak değişir.

der Schneider  – terzi

dem Schneider  –  terziye

das Radio  – radyo

dem Radio  – radyoya

das Fenster  –  pencere

dem Fenster  –  pencereye

der Mann  –  adan

dem Mann  – adama

die Frau  –  kadın

der Frau  –  kadına

die Dame  – bayan

der Dame  –  bayana 

der Garten  – bahçe

dem Garten  –  bahçeye

das Kind  –  çocuk

dem Kind –  çocuğa

der Tisch  – masa

dem Tisch  –  masaya

 

der Lehrer  –  öğretmen

dem Lehrer –  öğretmene

  

İsmin (e) , yapılırken  tariflerde yapılan bu değişimin yanında isimler kendi  bünyelerinde hiçbir değişikliğe uğramazlar.

Yalnızca bazı der ve das Artikeli alan isimler, sonlarına (e) ekini alırlar. Bu ek bilinmesi gereken  ama günlük gramerde fazla kullalmayan  bir ektir.

 

Örnegin :                

das Kind  – çocuk

dem Kind  –  çocuğa

dem Kinde  – çocuğa da olduğu gibi.

  

Almanca’da dilbilgisinde   çok heceli isimlerle, kuvvetli  guruba giren, der ve das Artikeli alan isimler sonlarına  (e) takısı  almazlar.

Dativ hali yapılırken ismin Artikeli ne olursa olsun, o isme ait olan Artikel değişikliğe uğramaktadır. Bu değişim ise yukarıdaki tabloda   belirttiğimiz  gibi ;

 

der -   DEM

das -   DEM

die - DER

Konu ile ilgili Örnekler:

 - Ben bileti biletçiye gösteriyorum. / Ich zeige dem Schäffner die Fahrkarte.

- der Schäffner – biletçi

- die Fahrkarte  – bilet

           

- O ehliyeti polise gösteriyor. /  Er  zeigt dem Polizist den Führerschein.

 

- der Führerschein – ehliyet

- Öğretmen öğrencilerine gelecek için iyi günler diliyor. /   Der Lehrer wünscht dem Schüler alles Gute.

 

- Dede, çocuğa masal anlatıyor. /   Der Grossvater erzählt dem Kind ein Märchen.

- erzählen – anlatmak

- Märchen –  masal                 

 

- Ben adama hak veriyorum. / Ich gebe  dem Mann Recht. 

- Anne çocuğa ninni söylüyor. / Die Mutter sing dem Kind Schlaflieder.

- singen – şarkı  söylemek

- Schlaflieder – ninni

- O köpeğe ıslık çalıyor. / Er pfeift zum Hund. (der Hund ; zu dem = zum)

- pfeifen – ıslık çalmak

- İlaç hastaya iyi gelmedi. / Das Medikament ist dem Mann nicht gut bekommen.

- das  Medikament – ilaç

- O kadına inanmıyor. / Er glaubt der Frau nicht.

- glauben - inanmak

 

- O kadına güzel şeyler satın alıyor. / Er kauft der Frau schöne Sachen.

-   kaufen – satın almak

 

Verben mit dem Dativ: (-e hali gerektiren fiiller) 

Fiilden "birisine","bir şeye" anlamı çıkarıyorsak, bu fiilin -e hali olduğunu anlarız.

Örnekler:

- antworten:  birisine yanıt vermek
- Ich antworte dem Lehrer. Ögretmene  cevap veriyorum.

 

- Wem (Kime)   cevap veriyorum. Ögretmene. Kime sorusuna cevap  verdigi icin bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu  anliyoruz.


- passen: bir şeye uymak,yakışmak
- Die Hose passt der bluse gut.  Pantolon bluza iyi uyuyor.

- Wem (Kime)   iyi uyuyor. bluza. Kime sorusuna cevap verdigi icin  bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu anliyoruz. 

- Stehen : durmak, (buradan  edatlar konusuna bakiniz)

- Der Computer steht unter dem Tisch. Bilgisayar masanin altinda duruyor.

- Wo  (Nerede)   duruyor. Masanin altinda. Bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu anliyor

- Nerede sorusuna cevap verdigi icin bu cümlenin dativ (-e hali) oldugunu anliyoruz. 

 

keine Frau (bir kadın değil) Akkusativ (-i hali)

keiner Frau (bir kadına değil)  - Dativ (-e hali)
das Kind (çocuk)
Akkusativ (-i hali)

 

dem Kind (çocuğa)  - Dativ (-e hali)

der Schüler (öğrenci) Akkusativ (-i hali)

dem Schüler (öğrenciye)  - Dativ (-e hali)
kein Arzt (bir Doktor degil)
Akkusativ (-i hali)

keinem Arzt (bir Doktora değil)  - Dativ (-e hali)

die Frau (kadın) -  Akkusativ (-i hali)

der Frau (kadına) - Dativ (-e hali)
ein Haus (bir ev) 
Akkusativ (-i hali)

einem Haus (bir eve)  - Dativ (-e hali)

Auf dem (der) Tisch. (Masanin Üzerinde)

eine Frau (bir kadın) Akkusativ (-i hali)

einer Frau (bir kadına)  - Dativ (-e hali)

danken: teşekkür etmek 

Ich danke dem Lehrer. / Ögretmene tesekkür ettim


helfen: yardım etmek                 

Mein Bruder hilft mir  nicht. / Kardesim bana yardim etmiyor.


befehlen: emretmek                   

Ich befehle es dir! / Sana emrediyorum !



zu/hören: dinlemek                   

Die Schüler müssen den  Lehrern zuhören. / Ögrenciler ögretmenleri dinlemek  zorunda.


vertrauen: güvenmek                 

Vertraue ihm bitte nicht. / Ona güvenme lütfen


gehören: ait olmak                   

Das Auto gehört unserem  Nachbar. / Bu araba komsumuza ait.



gefallen: hoşuna gitmek             

Die Suppe ist mir sehr  gut gefallen. / Corba cok hosuma gitti.


schmecken: tadı hoşuna gitmek   
 

Der Salat schmeckt mir  nicht. / Salatanin tadi hosuma gitmedi.


gratulieren: tebrik etmek, kutlamak          
 

Ich gratuliere dir  zum  Geburtstag. / Dogum gününü kutlarim.


glauben:   sanmak, inanmak       

Ich glaube dir nicht.  / Sana inanmiyorum

  

Sahis  zamirlerinin durumunu görelim :

Nominativ  (yalinhal) , Lokativ (-de hali)


ich


ben


in mir


bei mir


bende


du


sen


in dir


bei dir


sende


er


o


in ihm


bei ihm


onda


sie


o


in ihr


bei ihr


onda


es


o


in ihm


bei ihm


onda


wir


biz


in uns


bei uns


bizde


Ihr


siz


in euch


bei euch


sizde


sie


onlar


in ihnen


bei ihnen


onlarda


Sie


Siz (nezaket)


in Ihnen


bei Ihnen


sizde

         

Örnekler :

benim evimde / in meinem Haus

seinin gözünde / in deinem Auge

onun arabasinda / in seinem  Auto

sizin cantanizda / in ihre  Tasche

 

mit .... her zaman dativ !

mit wem / kiminle ?

womit / neyle ?

mit uns / bizimle

mit dir? / seninle

mit mir? / benimle

mit seiner freund zusammen. / arkadasi ile  beraber.

mit einem anderen / bir  baskasiyla.

von ....

von mir / benden

von dir / senden

von ihm / ondan

von uns / bizden

von euch / sizden

von ihnen / onlardan

von Ihnen / sizden

von meinem Huas /  evimden (das Haus) 

von deinem Auge /  gözünden (das Augen)

von eurem Kind /  cocugumuzdan (das Kind)

 

von seinen Häusern /  evlerinden (die Häusern)

aus ....

aus meinem Haus / evimden

aus seinem Haus / evinden

aus unserem Zimmer / odamizdan

Örnekler : 

vom  See / göl-den (der See)

vom  Mann / adam-dan (der Mann)

vom  Haus / ev-den (das Haus)

aus  der Nase / burun-dan (die Nase)

von  ihrer Familie / ailenizden

aus  der Schule / okuldan

aus  istanbul / istanbuldan

aus  dem Bett / yataktan

 

Verben mit dem Dativ und mit dem Akkusativ:(-e  hali ve -i hali gerektiren fiiller)

 

"Birisine" "bir  şeyi" anlamı yüklenen  fiiller hem -e hali, hem de -i hali gerektirir.Bunlar da  az sayıdadır.

Örnek:

- schenken=birisine bir şeyi armağan etmek
- Ich schenke meinem Bruder einen Roman.

- Erkek kardesime bir roman hediye deiyorum

 

Dativ   Akkusativ
geben vermek   

Ich gebe dem Kind die Schokolade.

zeigen göstermek

Wir zeigen dem Mann den Weg.

erklaren açıklamak

Die Lehrerin erklaert den Schülern die      Grammatik.

(mit)bringen getirmek 

Der Ober bringt dem Gast ein Glas Wein.

schreiben yazmak

Sie schreibt dem Direktor einen Brief.

schicken göndermek 

Er schickt seinem Vetter eine Karte.

kaufen satın almak

Kauf mir bitte einen Roman!

verkaufen satmak

Der alte Mann verkauft Zeitungen.

verbieten yasaklamak

Mein Mann hat mir das Rauchen verboten.

leihen ödünç vermek

Kannst du uns etwas Geld leihen?

diktieren yazdırmak

Der Chef diktiert der Sekraterin einen Brief.

kochen pişirmek 

Ich koche dir jetzt Tee.

an/bieten ikram etmek

Ich biete dem Gast die Zigarette an.

empfehlen tavsiye etmek 

Ich empfehle dir den Honig.

stricken örmek

Mami strickt mir einen Pulli.

erzahlen anlatmak 

Der Opa erzaehlt den Kindern das Maerchen.

sagen demek,söylemek

Du sollst ihm das sagen.

vor/stellen tanıtmak  Darf ich dir meine Schwester vorstellen?

Bu türdeki bir soru cümlesini yanıtlarken, yanıtta önce Akkusativ, sonra Dativ yer alır.


Örnekler:
 

- Strickt dir die Oma den Pullover?
- Ja,sie strickt ihn mir. 

- Bietet sie dem Gast die Zigarette an?
- Ja, sie bietet sie ihm.

-Schreibst du deinem Bruder eine  Karte?
- Nein, ich schreibe sie nicht  ihm.

Kaynak Türü Ücretsiz
Dosya Türü TEXT
Konum Almanya

Bu Konu için yorum bulunamadı. İlk yorumu siz yapın!

Almancam en iyi deneyimi yaşamanız için çerezleri kullanır.